Ovit Geçidi’nin batı tarafında yükselen en belirgin zirve, 3.395 m rakımlı Ovit Soğanlı Dağıdır (namı diğer Şeytan Dağı). Üç yıl önce Ağustos ayında Ovit Geçidi üzerinden bu dağın zirvesine çıkma fırsatımız olmuştu. O dönemde hem zirve tırmanışını gerçekleştirmiş hem de zirveden görünen İspir tarafında ki köylerde çalışma imkânı bularak Şeytan Dağı’nın rotalarını yakından incelemiştim. Bu dağa tırmanış için en uygun klasik kabul edilebilecek yanaşım rotasının, Ovit Tüneli’nin İspir tarafındaki çıkışının solunda kalan Kızılbel Vadisi olduğu kanaatine varmıştım. Bu güney yönlü yaklaşım, daha az eğimli ve yayvan bir sırt üzerinden trekking tadında ilerlenebilecek bir hat sunuyor; mevsim geçişlerinde de tırmanışa oldukça elverişli bir yapı sergiliyordu.
Yeni kurduğumuz Camadan Dağcılık Kulübü’nün iki üyesi (Hakan Korkmaz ve Hakan Demirci) ile havalarında iyi gitmesini fırsat bularak bölgede uygun bir rotadan bir zirve çıkışı denemeye karar verdik. Şeytan Dağı Kızılbel Yaylası rotası, bu dönemde böyle bir zirve faaliyeti için adeta biçilmiş kaftandı. Bölge, ekim ayı başındaki yağışın ardından yaklaşık 20 gündür ciddi bir kar almamış; havalar açık seyretmişti. Yağan karların büyük kısmı da erimişti.
Kızılbel Yaylası’ndan Üçgöller Tepe’ye
9 Kasım 2025 sabahı saat 07.00’de Ovit Tüneli’nin İspir istikametinden çıkarak Kızılbel Yaylası’na girdik. Yol oldukça düzgündü ve kamyonetimizle yaylanın sonuna kadar ilerledik. Yolun, Kızılbel Aşıtı üzerinden Ambaralan, Kumaşkaya ve Büyükdere yönüne devam ettiğini görmemize rağmen aracımızı yaylanın sonunda bıraktık. Hafif bir kahvaltının ardından Şeytan Dağı’nın uzantısı olan sırt hattın sağına kıvrılarak yürüyüşe başladık.
Saat 07.30’da başladığımız yürüyüş, küçük dere hatlarını aşarak tatlı bir sonbahar güneşi eşliğinde devam etti. Eğim yaklaşık 20 derece civarında, rahatsız etmeyecek düzeydeydi. Zirve solumuzda görünmesine rağmen rota hafif sağa kıvrılıyordu. Yaklaşık iki saat sonra sol tarafta, ikisi küçük üç göl gördük. Haritada “Üç Göller” olarak geçen bu göllerin üzerindeki sağdaki zirveye saat 10.30’da ulaştık.
Burası, ince bir sırt hattıyla Şeytan Dağı’na bağlanan ve Ovit Geçidi’nden görülen 3.365 m rakımlı Üçgöller Tepe’ydi. ( Ovit Vadisinden görülen en yüksek zirve de burasıydı) Zirve, ismi gibi üç ayrı çıkıntıdan oluşuyordu. Yaptığımız ölçümlerde ortadaki tepenin en yüksek nokta olduğunu tespit ettik. Buradaki eski zirve babasını tamir edip ufak bir not defterini zirve defteri olarak bıraktık. Bu noktaya kadar ayaklarımız neredeyse kara değmemişti.
Aşıt ve Zirve Hattı
Kısa bir molanın ardından Üçgöller Tepe’den hafif alçalarak üç yıl önce ulaştığımız aşıta geldik. Burada manzara değişti: Dağın bu yüzü artık kuzeye bakıyordu ve kar tam anlamıyla erimemişti. Yer yer sertleşmiş kar birikintilerini dikkatlice geçerek Şeytan Dağı’nın sırt hattına ulaştık. Üç yıl önce kuru zeminde geçtiğimiz çürük çıkıntılar, bu kez kar birikintileri nedeniyle daha da zorlu hâle gelmişti. Yaklaşık 300 metrelik bu hattı ağır ve dikkatli adımlarla ve yer yer kısa kaya tırmanışları yaparak dikkatlice geçtik.
Saat 12.30’da zirveye ulaştık. Daha önce tanıdığım Ali Göçer abimin TRT adına bu dağda çektiği Şehir Kaçakları programının ekibi tarafından yapılmış zirve babası hâlâ sağlamdı. Zirve defteri babanın içine konduğu için ilk tırmanışımızda fark etmemiştik. Babayı açıp eski zirve defterini bulduk; oldukça deforme olmuştu. Yanımızda getirdiğimiz yeni deftere mevcut bilgileri özetleyerek aktardık. Babayı biraz yükselttikten sonra yanına daha görünür bir zirve defteri oyuğu açıp defteri yerleştirdik.
Güney Rotasından İniş
Kısa bir molanın ardından bu kez farklı bir güzergâhtan inmeye karar verdik. Dağın güney, hatta güneydoğu yönüne doğru alçalarak Büyükdere (Gocuktur) Köyü tarafına yöneldik. Amacımız dağın etrafını dolanmaktı. Kütlenin altına paralel şekilde doğuya doğru dönerek alçaldık ve rengiyle ismini hak eden Kızılbel Gediğine ulaştık. Dönüş yolumuz daha uzun olsa da sonbahar güneşinin etkisiyle muhteşem bir yürüyüş fırsatı sundu.
Aşıtın hemen altında yeni yapılmış, ince kızıl çakıllarla kaplı araç yoluna çıktık. Bu yolu takip ederek yaylada bıraktığımız aracımıza ulaştığımızda saat 16.00’yı biraz geçmişti. Gün aydınlığı ile başladığımız zirve ringimiz gün kararmadan sona ermişti.
Üç Farklı Yanaşım, Üç Farklı Deneyim
Üç yıl ara ile gerçekleştirdiğimiz iki Şeytan Dağı zirve tırmanışında dağın üç farklı yanaşım rotasını da deneyimlemiş olduk:
Kuzey (Ovit) yönü: (İlk çıkışta kullandığımız hat) En uzun ve en sert klasik tırmanış hattı
Güney (Büyükdere) yönü: (İkinci çıkıştaki iniş hattımız) En güvenli ve en istikrarlı zemin
Kızılbel yönü: (İkinci çıkıştaki tırmanış hattımız) En kısa ve en keyifli parkur
Kaçkar Dağları’nda dağcılık sezonunun sadece üç ayla sınırlı olmadığının bir göstergesi olan bu 9 Kasım Zirve faaliyeti, bize çok şey öğretti. Bu dağlarda vakit geçirdikçe kim bilir daha neler öğrenmeye devam edeceğiz.
Rota bilgisi için tıklayınız.

