CAMADAN Dağcılık ve Kış Sporları İhtisas Kulübü, Trabzon–Rize bölgesinde faaliyet göstermektedir. Kulübümüzün etkinlik alanını oluşturan Doğu Karadeniz Dağları, yalnızca doğal zorluklarıyla değil aynı zamanda tarih boyunca tanıklık ettiği olaylarla da dikkat çeken bir coğrafyadır. Antik dönemden itibaren bu dağlar hem geçit hem de engel olarak tarih sahnesinde yer almıştır. Ksenephon’un Anabasis adlı eserinde bu dağlık bölgede yaşanan zorluklardan söz edilmekte; Kaşkaların Hititlerle mücadelesi ve Roma lejyonlarının uğradığı saldırılar yine bu coğrafyada gerçekleşmektedir. Marco Polo ve Plano Carpini gibi seyyahlar, tarihi İpek Yolu güzergâhlarında bu dağları aşmıştır. 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet, bu zorlu dağ silsilesini geçerek Trabzon’un fethini gerçekleştirmiştir. Aleksandr Puşkin ise Erzurum Yolculuğu adlı eserinde, 1829 yılında Rus ordularının bu dağları aşmakta yaşadığı güçlükleri anlatır. Tüm bu örnekler, bölgenin neden tarih boyunca “zor coğrafya” olarak anıldığını açıkça ortaya koymaktadır. Sahil yerleşimlerinden bakıldığında göğe doğru yükselen onlarca zirve, dağcılar için hem bir davet hem de bir meydan okumadır. Bu çağrının etkisiyle, CAMADAN olarak Kaçkar Dağları’nın daha az tırmanış yapılan, görece geri planda kalmış zirvelerine yönelmeyi tercih ettik. 22 Kasım 2025 tarihinde kulüp başkanımız Metin Çolak liderliğinde Ercüment Gümüş, Adem Şahin, Musa Kesimal ve Hakan Demirci’den oluşan ekip Atalanı Zirvesi’ne bir faaliyet gerçekleştirdi. Zirveye ulaşıldığında, küçük bir zirve babası dikkatlerini çekti. Daha sağlam bir zirve babası inşa etmek amacıyla taşları düzenlerken, mevcut yapının içinde bir konserve kutusu fark edildi. Kutunun içerisinde, kurşun kalemle yazılmış ve poşete sarılmış küçük bir not yer almaktaydı. Notta şu ifadeler bulunuyordu:
“20.8.72 – Spedizione CAI Pordenone Italy – quota 3510 – Enzo Laconca – Giovanni Martin.”
Yapılan incelemede, bu notun İtalya Alpin Kulübü’ne (Club Alpino Italiano – CAI) bağlı Pordenone şubesinden iki dağcı tarafından 20 Ağustos 1972 tarihinde bırakıldığı ve zirve yüksekliğinin 3510 metre olarak kaydedildiği anlaşıldı. Bu küçük not, bizler doğmadan yıllar önce, çok uzaklardan gelen doğaseverlerin aynı heyecanı bu zirvede yaşadığını gösteriyordu. Aynı manzaraya, aynı duygularla yarım asırdan fazla zaman önce bakıldığını hissetmek, ekip için son derece etkileyici ve birleştirici bir deneyim oldu. Faaliyet dönüşünde notun fotoğraflarının CAI ile paylaşılmasına karar verildi. Sosyal medya hesapları ve kurumsal e-posta adresleri üzerinden yapılan paylaşıma, CAI yetkililerinden kısa sürede dönüş alındı. Yetkililer, notun bulunmasından büyük mutluluk duyduklarını belirterek, 11 Aralık Dünya Dağ Günü kapsamında “Dağlar Birleştirir” temasıyla bu hikâyeyi anlatmak istediklerini ifade ettiler. Bu süreçte CAI, notu bırakan dağcılardan Giovanni Martin ile bir röportaj gerçekleştirdi. Martin, 1972 ekspedisyonuna katılabilmek için yeterli maddi imkâna sahip olmadığını, masrafları karşılayabilmek amacıyla müzik setini sattığını anlattı. Röportajda şu sözlere yer verdi:
“Bizi tüm bunları yapmaya; gönüllü olarak aç kalmaya, soğukta acı çekmeye ve dağcılığın doğasında var olan yorgunluğa katlanmaya iten şeyin, yaşlandığımızda hatırlanacak bir şeye sahip olma arzusu olduğunu düşünüyorum.”
Martin, yolun bittiği noktada araçları terk ederek tüm ekipman ve erzakı taşımak için at kiraladıklarını, dokuz saatlik bir yürüyüşle Hunut Deresi boyunca kaynağa kadar tırmandıklarını aktarmaktadır. Ekibin yiyeceği tükendiğinde ise bir askeri kışlaya inerek hayatta kaldıklarını, el değmemiş vadilerden geçtiklerini ve bu yolculuğun unutulmaz anılarla dolu olduğunu ifade etmektedir.
1972 ekspedisyonu; Sisto Degan, Giovanni Martin, Silvano Zucchetti, Enzo Laconca ve Ezio Migotto’dan oluşan beş kişilik bir ekip tarafından gerçekleştirilmiştir. İki Volkswagen Beetle araçla İtalya’dan yola çıkan ekip, Yugoslavya ve Yunanistan üzerinden Türkiye’ye ulaşmış, Ovit Geçidi’ni aşarak İspir üzerinden Kaçkar Dağları’nın güney yamaçlarına geçmiştir. Bu sefer sırasında 32 zirveye çıkılmış, bunlardan 19’unun daha önce tırmanılmamış olduğu belirlenmiştir. Birleşmiş Milletler Kaçkarlar Bölge Geliştirme Projesi kapsamında Türk jeolog Ömer Ercan da ekspedisyona eşlik etmiş; bölgenin topografik haritaları hazırlanmış ve toplanan kaya örnekleri Ankara’daki BM yetkililerine teslim edilmiştir.
1972 yılında bırakılan bu notun, 53 yıl sonra kulübümüz tarafından bulunması, 11 Aralık 2025 Dünya Dağ Günü’nde Corriere della Sera’da (https://www.corriere.it/cronache/25_dicembre_11/montagna-l-incredibile-storia-della-scalata-italiana-in-turchia-del-1972-e-del-messaggio-ritrovato-nella-lattina-il-superstite-0e0e38ba-ff8c-4239-bc40-45a3f94a4xlk.shtml) haber olarak yer almıştır. Aynı hikâye, Club Alpino Italiano’nun yayın organı Lo Scarpone’da (https://www.loscarpone.cai.it/dettaglio/52-anni-dopo-ritrovate-le-firme-degli-alpinisti-del-cai-pordenone-sui-monti-kackar/) ve Venedik bölgesinde faaliyet gösteren Il Gazzettino’da da yayımlanmıştır. Ayrıca CAI yetkilileri, ekspedisyonun gerçekleştirildiği döneme ait Alpi Venete dergisinde yayımlanmış makaleleri kulübümüzle paylaşmıştır.
Atalanı Zirvesi’nde bulunan bu küçük not, İtalya’da neredeyse unutulmuş bir dağcılık hikâyesini gün yüzüne çıkarmış; “Dağlar Birleştirir” temasını somut bir deneyime dönüştürmüş ve CAMADAN Dağcılık ve Kış Sporları İhtisas Kulübü ile Club Alpino Italiano arasında güçlü bir bağ ve dostluk kurulmasına vesile olmuştur. Bölgemizde dağcılar çoğunlukla Kaçkar, Verçenik ve Kemerli Kaçkar gibi ana zirvelere yönelmektedir. Atalanı Zirvesi ise ana zirveler arasında yer almayan, tali bir zirvedir. Buna rağmen 1972 yılında bu zirveye ulaşılmış olması, bizler için ayrı bir heyecan ve ilham kaynağı olmuştur. Bu deneyim, bölgede hâlâ keşfedilmeyi bekleyen pek çok hikâye ve zirve olduğunu hatırlatmıştır.
CAMADAN, keşfedileni tekrar etmekten ziyade keşfedilmeyenin peşine düşmeye devam etmektedir.
