Çamlıhemşin’den yukarı doğru çıkarken sağ tarafa ayrılan Çat Ana Vadisi, doğa sporları turizmi açısından birçok önemli destinasyona ev sahipliği yapar. Bu seçeneklerin en güzellerinden bazıları, Kaleyi Bala’nın altından sol tarafa kıvrılarak ilerleyen Kale Vadisi üzerinde yer alır. Tarihi bir kervan yolu olan bu vadi, Doğu Karadeniz Dağları’nın güneyi ile kuzeyi arasında geçiş imkânı sağlamış; günümüzde ise dağcılık tutkunları için adeta bir cennet hâline gelmiştir.
Bu bölgede, Kaçkar Dağları’nın müstakil (ayrık) olarak üçüncü en yüksek zirvesini barındıran Tatos Sırası, Dilek Dağları ve bu silsileler arasında yer alan onlarca eşsiz buzul gölü bulunur. Bunların hemen karşısındaki sırt hattında ise 3.400 metre üzeri dört görkemli zirve yükselir: Vaçakar, Atalanı, Çadırdağ ve Hacivanak Tepe. Dağcılar genellikle gözünü en yükseğe dikse de, çoğu zaman ana zirvelerin karşısında yer alan ve birkaç yüz metre daha alçakta kalan tepeler, görsel zenginlik bakımından ana zirvelerden bile daha etkileyicidir. Bu zenginliği yaşayabilmek ve coğrafyayı farklı açılardan gözlemleyebilmek için, sıradağ silsilelerinde dağcılık yapanların bu tür zirvelere mutlaka çıkması gerekir.
Kale Vadisi’nin sol yamacında yükselen bu zirvelerden ilki, Kaleköy yerleşimlerinin sonuna doğru vadinin üç kola ayrıldığı noktada, en soldaki koldan dikçe bir sırt aşılarak ulaşılan Baş Yayla’nın sol sırtından yükselen Vaçakar Dağıdır. Vaçakar Zirvesi adeta bir Kaçkar açık hava müzesidir; tüm silsile ayaklarınızın altına serilir. Verçenik ve Kaçkar Ana Zirvesi’nin tüm heybeti ancak böyle bir doruktan bakıldığında tam anlamıyla fark edilir.
Eğer bu noktada Vaçakar’a sapılmayıp, Hüsam Deresi boyunca orta koldan devam edilirse, Şoruh Aşıtı üzerinden İspir ya da Yusufeli tarafına geçilebilir. Tam Şoroh Aşıtı’na varmadan solda yükselen ve Tatos Dağı’nın tam karşısında bir kule gibi yükselen doruk, dağcılık ve doğa sporları tutkunları için yeni bir cazibe noktası sunar: Atalanı Dağı (3428 m).
Baş Yayla’nın solundan yükselen sırt ile Hüsam suyunun sağından yükselen sırtın birleştiği ve en yüksek noktaya ulaştığı yerde bulunan Atalanı Zirvesi, muhtemelen adını her iki kol arasında oluşan kör vadiden almıştır. Eskiden hayvanların yalnızca giriş kısmından çıkabildiği bu kör vadiler, özellikle belirli hayvan türleri için ayrılırdı. (Kaçkar Dağları’nın kuzey yüzlerinde yer alan Öküz Çayırları buna iyi bir örnektir.) Genişçe ve çıkışı olmayan bu alanın atlara ayrılmış olması ve en yüksek tepeye de Atalanı adının verilmiş olması oldukça makul bir açıklama olarak görünmektedir.
Kaçkarlar 40 Zirve Programı kapsamında yer alan Atalanı Dağı’na, uzun süren ve bitmek bilmeyen pastırma yazının etkisiyle 22 Kasım 2025 tarihinde günübirlik bir tırmanış yapmaya karar verdik. Samsun’dan gelen dağcı dostum Ercüment Gümüş, Pazar’dan Musa Kesimal ve Trabzon’dan kulüp arkadaşlarım Adem Şahin ile Hakan Demirci’nin katılımıyla gerçekleşecek faaliyet için saat 06.20’de Rize’den hareket ettik. (Ercüment hocamızın gecikmesi nedeniyle aslında biraz geç bir hareket olmuştu.)
Üç yıl önce Tatos Zirve faaliyeti için, Kaleköy’ün ileri mezrası olan Başçayır’dan yürüyüşe başlamıştık. Hüsam Deresi boyunca, İspir tarafına aşan vadide yol açılmış olsa da bozuk olduğu için kullanılamaz durumdaydı. Ancak bu kez yayla sakinlerinden aldığımız bilgiye göre yol düzeltilmişti. Bu yüzden faaliyetimizin kısa süreceğini öngörüyorduk.
Saat 08.20’de, üç yıl önce yürüyüşe başladığımız noktaya ulaştık. Aldığımız bilgi doğru çıkmıştı. Yaklaşık 20 dakika sonra 3,5 kilometrelik güzergâhı sorunsuz geçerek aracımızı 2540 metre irtifada park ettik.
Saat 08.40’ta bu irtifadan sol yamaca doğru yükselmeye başladık. Eğim yer yer zorlayıcı olsa da genel olarak sorunsuz ilerliyorduk. Karşımızda beyaz gelinliğini giymiş Tatos ve Dilek Dağları, yükseldiğimiz sırt ise güney bakılı olduğu için yer yer taşlık, yer yer de sararmış çimenler üzerinde uzanıyordu. Saat 11.30 civarında sırt hattına ulaştık. Yükselmeye erken başlamıştık; ancak Atalanı zirvesini tüm açıklığıyla gördüğümüzde küçük bir hayal kırıklığı yaşadık. Çünkü bir miktar alçalıp tekrar yükselerek uzun bir sırt hattını geçmemiz gerekiyordu. Bu esnada önümüze yer yer kar kulvarları çıkmaya başladı ve bu da hızımızı düşürdü. Sol tarafımızda Atalanı Vadisi tamamen karlar altındaydı. Sırt hattının görsel hakimiyeti bize tesselli oldu. Seyrine doyum olmayan manzaranın eşliğinde zirveye yanaştık.
Saat 14.15’te zirveye ulaştık. Doruğun hemen üzerinde ince bir kar tabakası vardı. Karın bittiği en uç noktada ise küçük bir zirve babası dikkatimizi çekti. Babanın duruşu beni şüphelendirdi. Hemen bozdum ve içinden ters çevrilmiş bir konserve kutusu çıktı. Açtığımızda büyük bir sürprizle karşılaştık. 1972 yılında İtalyan dağcılar bu dağa çıkmış ve bir not bırakmıştı. Not o kadar iyi korunmuştu ki yazılar net bir şekilde okunabiliyordu. Notta, tırmanışı yapan kişilerin isimleri, çıkış tarihi (ilk anda 12 sandığımız, aslında 72) ve zirvenin yüksekliği yer alıyordu. Yüksekliği 3510 metre olarak not etmişlerdi; bu da yaklaşık 82 metrelik bir sapmaya karşılık geliyordu.
Kutuyu ve içindekileri muhafaza altına aldıktan sonra yeni bir zirve babası yaptık. Hemen kenarına açtığımız ve dikkatli bakılınca fark edilen bir oyuğa, yeni getirdiğimiz zirve defterini kutusuyla birlikte yerleştirdik. Kendi tırmanışımız ile bilgilerin yanında deftere 72 İtalya ekspedisyonu ile ilgili bilgileri de not ettik. Bulunduğumuz noktadan bakıldığında Tatos Zirve, adeta efsanevi Matterhorn’u andırıyordu. Kaçkarlar’ın güzelliği ancak farklı noktalardan bakıldığında tam anlamıyla anlaşılabiliyor; Atalanı Zirvesi de bu güzelliklere yenilerini ekliyordu.
Kısa bir mola ve fotoğraf çekiminin ardından saat 15.30’da inişe geçtik. Bu kez geldiğimiz rotadan farklı olarak, dağın yanaşım açısından en kolay rotasından aşağı indik. Yeniden Şoroh Geçidi yolu üzerine, geçide yaklaşık 1 kilometre kala ve 2830 metre irtifada ulaştık. Yola inmemiz yaklaşık bir saatimizi aldı. Yol boyunca ağır ağır ilerleyerek saat 18.00’de, akşam karanlığında aracımıza ulaştık.
Bu mevsim için son derece şanslı olduğumuzun farkındaydık; çünkü genellikle bu aylarda Kaçkarlar’da yaz sezonu çoktan kapanmış olur. Tanrı’ya, bize bu mevsimde böylesine güzel bir yaz faaliyeti imkânı sunduğu için şükrederek şehre doğru yola koyulduk.
Atalanı Dağı zirve faaliyeti yapmak isteyen arkadaşlarımıza önerilerimiz:
Paylaşımın sonunda ki resimde 3 ayrı rota örneği bulunuyor. Dağa tırmanış seçenekleri için bu rotalar değerlendirilebilir.
1.Bizim geldiğimiz gibi Kale Yaylaları’nın sonunda Şoroh Aşıtı’na doğru Hüsam Deresi boyunca devam edilerek yazıda belirttiğimiz üzere 2800’lü metrelerden sol tarafa çıkarak yapılacak zirve faaliyeti en kolay, en basit seçenek gibi duruyor.
Hacivanak Vadisi boyunca Şoruh Aşıtına doğru devam edildiğinde isimsiz olan 3 gölden herhangi birinin kenarına kamp atıldıktan sonra yapılacak çıkış, yer yer 3 derecelik kaya tırmanışı etaplarını içerse de kısa olmakla birlikte ve en teknik alternatif gibi duruyor. Bu seçenekte dağın hemen karşısında yer alan Çadırdağ zirvesine de aynı kamp yerinden tırmanış yapılabilir. (Aynı noktadan çoklu zirve seçeneği)
Kale Vadisi boyunca gelip Vaçakar çıkışını da yaptığımız Başyayla’ya gelindiğinde, yaylanın hemen üzerindeki Çağıllısırt’ın sağ tarafından Çingendüzü ve Atalanı deresi (Atalanı vadisi) boyunca devam edilerek yürünecek rota en uzun yaklaşım rotası olmasına rağmen (yaklaşık 5 km) eğim azlığı dolayısıyla tercih edilebilecek üçüncü bir alternatif. Bu seçenekte Vaçakar doruğu ile beraber çoklu zirve seçeneği sunuyor.
Bu alternatiflerin ötesinde bölge, Kaçkarlıların en yoğun zirve seçeneklerini barındırıyor. Gönül ister ki her Türk dağcısı bu bölgeye gelsin ve bu zirvelerin hepsinin tadını çıkarsın…
Rota bilgisi için tıklayınız.

